Kentler ve İklim Değişikliği

Paris’te müzakereler devam ederken, arka tarafta birçok yan etkinlik yapılıyor. İklim değişikliğine sebep olan ve sonuçlarından en yüksek derecede etkilenen ve etkilenmeye devam edecek olan kentlerin ve yerel yönetim aktörlerinin iklim politikası hakkında yaptıkları da söz konusu yan etkinliklerin dikkat çekici bir kısmını oluşturuyor. Müzakere metnine yerel yönetimlerin girip girmeyeceği ve metinde onlara iklim değişikliğine uyum ve adaptasyon konusunda rol verilip verilmeyeceği tartışıladursun, yerel yönetimler aslında çoktan aksiyona geçmiş durumda gibi görünüyor. Bu yazıda, kentlerle ve yerel yöneticilerle ilgili

devamını oku

Türkiye COP 21 Müzakere Heyetine Açık Çağrı

Yeni İklim Rejimine Doğru Türkiye COP 21 Müzakere Heyetine Açık Çağrı İnsan kaynaklı iklim değişikliği ile küresel çapta mücadele edilebilmesi amacı ile Paris’te düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 21. Taraflar Konferansı’na (COP 21) katılım sağlayan ve aşağıda imzası bulunan sivil toplum kuruluşları olarak Türkiye’nin daha cesur, tutarlı, bütünsel, bilim temelli, katılımcı ve iklim değişikliğiyle mücadelede kendi payına düşen sorumluluğu yerine getirmeyi hedefleyen bir iklim değişikliği politikasına sahip olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’yi bu bağlamda, iklim değişikliği, çevre,

devamını oku

Trilyonlarla Oynamak; İklim Finansmanı -1: Yeşil İklim Fonu

BM Paris İklim Değişikliği Zirvesi’nin daha üçüncü gününde ardı ardına birçok hem yüksek seviye hem sivil toplum odaklı karbon fiyatlandırma ve iklim finansmanı toplantısı yapıldı ve bu toplantılar Zirve sonuna kadar tüm hızı ile devam edecek. Çünkü iklim değişikliği ile mücadele etmek pahalı bir iş ve erken davrananlar sözünü söyledi. Bu iş bir markete dönüşme aşamasında iken daha söz söylemek isteyen çok taraf var. COP16’dan bu yana GCF ismi altında gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere fosil temelli enerji üretimi

devamını oku

Müzakere masasına oturdun işte…

Bu yazı ilk olarak 8.12.2015 tarihinde Birgün gazetesinde yayınlanmıştır İklim Zirvesi’nde 2. devre başlarken kilit konularda anlaşmaya varmadan müzakere masasına oturan tarafların büyük çoğunluğu “at artık imzanı git bir an önce” der gibi en küçük ortak paydaya razı geliyor Geçen hafta Paris’te başlayan BM İklim Değişikliği Zirvesi (COP21) küresel iklim rejimini belirleyecek anlaşmayı müzakere etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde neler olduğuna odaklanarak nereye gittiğimizi anlamaya çalışalım. Durban Platformu (namı diğer ADP) tarafından gruplar halinde üzerinde müzakere edilen taslak metin

devamını oku

COP21’de İkinci Hafta: Durban Platformundan Paris Komitesine

Beş yılda varılamayan noktaya beş günde nasıl erişilecek? Paris Konferansı ikinci haftasına başlarken hala cevabı beklenen soru bu.  Ne yazık ki ilk haftanın sonunda Tarafların önünde bulunan taslak metin bu konuda umutlu olmaya elvermiyor. Müzakereler son düzlüğe girerken önümüzde nasıl bir tablo var bakalım. Paris anlaşmasına dönük müzakereleri yürüten Durban Platformu (ADP) adlı yan organ Konferans başkanı Fransa’nın takvimine bağlı kalarak, üzerinde çalıştığı taslak müzakere metnini 5 Aralık öğle saatlerinde Sözleşme karar organı olan Taraflar Konferansı’na (COP) devretti. Paris

devamını oku

Kömür yalnızca bir enerji meselesi midir?

Devletler, Paris’te, küresel sera gazı salımını, sıcaklık artışını +2C’lik bir değişimle sınırlayacak politikaların pazarlığına başladı. Kömür, sera gazı salımının baş sorumlusu.  Sadece bilim insanları, sivil toplum değil Uluslararası Enerji Ajansı gibi ana akım enerji politikası yapan örgütler de iklim değişikliği ile ilgili geri dönülmez bir noktaya gelmememiz için bilenen kömür rezervlerinin %82’sinin yer altında kalması gerektiğini söylerken, fon kaynakları hızla kömür yatırımlarından çekilirken Türkiye’de 2012 yılı “enerjide dışa bağımlılıktan kurtulma” gerekçesiyle ‘Kömür Yılı’ ilan ediliyor. Türkiye, son 13 yılda

devamını oku

“Zaten Bir Avrupa Birliği Kaldı” diyorduk ama…

Avrupa Birliği’nin (AB) Birleşmiş Milletler’in (BM) Taraflar Konferanslarındaki etkisiz gücü uzun süredir eleştiri almakta. “Zaten bir tek AB kaldı” derken, bu eleştirilerin Paris’te de devam ettiğini görüyoruz; okuyoruz. Paris’te ilk hafta bitti. 5 Aralık’ta ADP metni açıklandı. Açıklandı açıklanmasına ancak, müzakerelerde “insan hakları” ve “göç” gibi başlıkların tartışmaya açılması da düşündürücüydü. Nitekim özellikle insan haklarının korunması başlığı, AB’nin uluslararası ortamda en fazla sesinin çıktığı hatta birliğin temel değerlerine dokunan bir konu. AB’nin müzakerelerdeki etkisizliğini şu şekilde özetlemek mümkün: 1.AB,

devamını oku

İki Etkinlikten İklim Göçü, Güvenlikleştirme, Adalet ve Yoksulluk Üzerine Notlar

Paris İklim Zirvesi Pazartesi’nden bu yana birçok önemli yan etkinliğe şahit olmakta. Bunlar arasında iklim değişikliği ile göç arasındaki ilişkiyi ele alan iki toplantı da vardı. İlki bir A.B. Cost projesi çalışmasının sonuçlarının sunulduğu “İklim Değişikliğinin Tetiklediği Göçü Anlamada Sosyal Bilimler Araştırmalarının Önemi” konulu etkinlik, ikincisi de iklim değişikliği ve göç konusunda faaliyet gösteren Nansen İnisiyatifi’nin düzenlediği “Hazırlan ve Adapte Ol: İklim Değişikliği ve İnsan Hareketliliği – Paris ve Sonrası” konulu toplantıydı. Her ikisi de göç dinamiklerinin salt bir

devamını oku

Site Footer

Sliding Sidebar