ABD Seçimleri Marakeş’i nasıl etkiledi?

Daha önce canlı yayınlarımızda ve Twitter üzerinden sizlere bildirdiğimiz gibi, Çarşamba gününden itibaren Marakeş’teki müzakerelere ABD seçimleri damga vurdu. Seçim kampanyası sırasında iklim değişikliğini açıkça inkâr eden Donald Trump’ın seçimi kazanması beklenmiyordu ve haliyle küçük bir şok etkisi yarattı. Fakat hem ülke temsilcilerinin hem de sivil toplumun yaptığı açıklamalar Paris Anlaşması’nın bundan etkilenmeyeceği yönündeydi.

Fransız Ekoloji Bakanı ve COP21 Başkanı Ségolène Royale Çarşamba sabahı yaptığı açıklamasında Donald Trump’ın Paris Anlaşması’nın daha da ileri gitmesini durduramayacağını söyledikten sonra ekledi: “Bu anlaşmayı zayıflatmaya çalışan teşebbüslere karşı her zaman tetikte ve son derece dikkatli olmamız lazım”.

trump-climate-change

İklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkelerden biri olan Marshall Adaları Cumhuriyeti’nin Başkanı Hilda Heine ise Donald Trump’ın seçilmesi ile ilgili şunları söyledi:

“Amerika’nın yeni seçilmiş başkanı Donald Trump geçtiğimiz yıl sürekli olarak iklim değişikliği ile ilgili çok sayıda yaygara çıkaran birisi oldu, ama artık seçim kampanyası sona erdi ve lider olmanın gereklilikleri ortaya çıktı. Umuyorum ki iklim değişikliğinin hem kendi halkına ve ülkesine, hem de benim ülkemin de aralarında olduğu Amerika ile aynı denizleri paylaşan diğer bütün ülkelere karşı oldukça önemli bir tehdit olacağını anlayacaktır. Paris Anlaşması çok hızlı bir şekilde yürürlüğe girdi çünkü iklim değişikliğine karşı harekete geçmenin bütün ülkeler için çok önemli ulusal düzeyde faydaları var, ve bu gerçek ABD seçimi yüzünden değişecek değil. Marshall Adaları için ise, iklim değişikliği ile güçlü bir mücadele hayatta kalabilmek ve gelişebilmek anlamına geliyor. Sayın Trump’ın hem kendi halkına karşı hem de dünyadaki diğer insanlara karşı sorumluluğunu sahiplenmesini ve onlara düşük karbonlu ekonomilerin daha çok ve iyi işler, daha güçlü bir ekonomi ve daha iyi bir sağlık sunan fırsatlarını sunmasını dört gözle bekliyorum”.

Sivil toplum temsilcileri de sessiz kalmadılar. Onların da yorumları benzerdi. ABD’li sivil toplumu temsilen ABD İklim Eylem Ağı (US CAN) Politika Koordinatörü Tina Johnson “Yeni seçilmiş başkan Trump’ın iklim değişikliği ile mücadeleyi daha da katalize etme ve yatırımcılara gücünü yenilenebilir enerjiden alan dönüşümü devam ettirmeleri için önemli bir sinyal verme fırsatı var. Çin, Hindistan ve diğer ekonomik rakipleri dünyanın küresel temiz enerji super güçleri olmak için yarışırken ABD geride kalmayı istemez” şeklinde konuştu.

Avrupa İklim Eylem Ağı’ndan (CAN Europe) uluslararası iklim politikası koordinatörü Ulriika Aarnio ise şunları söyledi:

“Yeni ABD başkanının dünyanın geri kalanının fosil yakıtlardan vazgeçiyor olduğunu henüz anlayamamış olması gerçekten çok üzücü. Her ne kadar Sayın Trump’ın ne Amerika’yı Paris Anlaşması’ndan çekmesi, ne de Anlaşma’yı baltalaması mümkün görünmese de, ABD’nin yenilenebilir enerji trenini kaçırması gibi bir risk var. Tabi dünyada hali hazırda devam eden enerji dönüşümünün bu seçim sonucu nedeniyle sorun yaşayacağı konusunda hiçbir korkumuz yok. Tüm ülkelerin yarıdan fazlası şimdiden Paris Anlaşması’nı onaylamışken, Paris sonrası yakalanan momentumum ABD başkanı kim olursa olsun devam edeceği de aşikâr”.

Hem devlet temsilcilerinin, hem de sivil toplumun “Paris Anlaşması rüzgârı arkasına aldı, artık geri dönüş zor” içerikli açıklamalarını desteklercesine, iklim müzakerelerindeki en kötü şöhretli ülkelerden biri olan (öyle ki kimi senelerde birkaç ayrı günde Günün Fosili ödülünü alacak kadar kötü şöhretli) Avustralya’nın Paris Anlaşmasını onayladığı haberi geldi Perşembe sabahı.

Umarız ki Türkiye delegasyonu da Avustralya’nın bile Trump’tan medet ummadığını görmüştür ve bizim ülkemizin de anlaşmayı en kısa zamanda onaylaması için var gücüyle çalışıyordur.

Site Footer

Sliding Sidebar