Bu Sene Müzakerelerin En Sıcak Konularından Biri: Toprak ve Tarım

Özlem Katısöz, TEMA Vakfı

Tarım, Marakeş’teki iklim müzakarelerinin merkezindeki konulardan biri. Bugüne kadar UNFCCC toplantılarında kısaca geçilen bu konuda, Marakeş’te ayrıca bir karar çıkması bekleniyor. Daha doğrusu taraflar bir kararın çıkması için yoğun çalışıyor. Bu kararlılığa rağmen tartışmaların oldukça ateşli geçtiğini söyleyebiliriz.Konunun başlıca iki tarafı var. Bir taraf tarımı, iklim değişikliği ile mücadele için bir araç görürken diğer taraf gıda egemenliği ve/veya güvenliği açısından ele alıyor. Gelişmiş ülkelerin tarımda mitigasyon (sera gazı salımlarının azaltılması) ve toprağın karbon tutma kapasitesine yaptığı vurguya karşılık gelişmekte olan ülkeler gıda güvenliği kaygılarını dile getiriyor.

Marakeş’teki müzakerelerde tarım ile ilgili tartışmalar, 8 Kasım’da SBSTA (Bilimsel ve Teknolojik Tavsiyeler için Yardımcı Grup) oturumunda başladı. Ekonomileri tarıma dayalı ve gelişmekte olan ülkeler adına söz alan temsilciler, gıda güvenliği ve açlıkla mücadelenin ilk
öncelik olması gerektiğini, tarım meselesine adaptasyon ve adaptasyonun yan faydaları bağlamında bakmanın gerekliliğini vurguladı. İklim değişikliğinin tarıma dayalı ülkelerde kendini gösterdiğini, özellikle adaptasyon konusunda bir an önce harekete geçilmesinin, teknoloji ve finansman transferinin acil olarak gerektiğini belirttiler. Gelişmiş ülkelerin temsilcileri ise azaltım ve uyumun bir arada yürütülmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Toprağın, özellikle bir karbon yutağı olarak önemini ve karbon tutma kapasitesinin arttırılmasının azaltım için gerekli olduğunu savunuyorlar.

Toprak gerçekten de önemli bir karbon deposu. Okyanuslardan sonra ikinci sırada. Ancak toprağın tek fonksiyonu bu değil, birçokları için toprak gıdasını üretmek, geçimini sağlamak demek. Toprağı bir karbon yutağı olarak mitigasyon aracı haline getirme yaklaşımına karşı geçtiğimiz hafta içlerinde Action contre la faim, Alternatives-Canada, Attac-France, Biofuelwatch-UK/US, CCFD – Terre Solidaire, COAG (Coordinadora de Organizaciones de Agricultores y Ganaderos), Confédération Paysanne, Ecologistas en Accion’un da bulunduğu sivil toplum örgütleri “toprağımız karbondan fazlasıdır” diyerek bir imza kampanyası başlattı. Salım ve yutak arasında bir tazmin sisteminin oluşmasının tarım yapılan topraklarda baskı oluşturacağını söylüyorlar.

climate-change-1325882_1280

Ayrıca, iklim değişikliği etkileri nedeniyle zaten mağdur olan küçük çiftçinin bir de, topraklarının karbon yutakları oluşturmak için özel sektör tarafından talep edilmesi ile ikinci bir tehdit olarak arazi gaspıyla da karşı karşıya kalacağını belirtiyorlar. İklim değişikliği ile mücadele için bu tür bir yaklaşımın benimsenmesinin çiftçi hakları, gıda güvenliği ve ekolojik bütünlük açısından tehdit yaracağını savunurken ve benzer bir durumun REDD+ mekanizması ile ormanlarda yaşandığını hatırlatıyorlar.

Kısaca, birkaç ana soru var: İklim değişikliği ile mücadele için ihtiyacımız olan karbon yutaklarını arttırmak mı yoksa karbon salımımızı azaltmak mı? Salımı azaltmak yerine tarımın bir “sera gazı muhasebe birimi” haline gelmesinin, geçimini topraktan sağlayan insanlar için sonuçları neler olacak?

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke temsilcilerinin sıkça bir araya geldiği, yukarıdaki gibi pek çok sorunun tartışıldığı iklim müzakerelerinin ilk haftasında taraflar şimdilik gıda güvenliğini teminat altına almanın, açlığı gidermenin ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı hassasiyetlerin önceliklendirilmesi konusunda anlaşmış gözüküyorlar. Karar metninin son halini ikinci haftada göreceğiz. Müzakerelerden tarım ile ilgili çıkacak karar Türkiye açısından da kritik çünkü Türkiye hem iklim değişikliğinin etkilerini en derin şekilde hisseden ve hissedecek ülkelerden biri hem de önemli bir tarım ülkesi.

Site Footer

Sliding Sidebar