Dünyayı En Az Kirletenler, İklim Değişikliğiyle Mücadelede En Yüksek Hedefleri Koyuyorlar

Mustafa Özgür Berke, WWF-Türkiye

İklim Değişikliğine Kırılgan Ülkeler Forumu (Climate Vulnerable Forum), Marakeş İklim Zirvesi’nin son gününde yaptığı açıklama ile geçtiğimiz yıllara kıyasla sönük geçen müzakerelere damgasını vurdu.

Marakeş Vizyonu adı verilen bildiriyle forum üyesi 47 ülke, 2020’den önce ulusal emisyon azaltım hedeflerini içeren ulusal katkı beyanlarını (NDC’ler) güncelleyeceklerini, bunu uzun vadeli düşük karbonlu gelişim stratejileriyle destekleyeceklerini dünyaya duyurdular. Forum üyeleri, enerji üretimlerinin %100’ünü yenilenebilir yerli kaynaklardan sağlamak hedefine mümkün olduğu kadar çabuk ulaşmaya çabalayacaklarını da açıkladılar.

2009’da kurulan İklim Değişikliğine Kırılgan Ülkeler Forumu, Afrika, Asya, Karayipler, Latin Amerika ve Pasifik’te yer alan, iklim değişikliğinden en fazla etkilenmesi öngörülen, en az gelişmiş, düşük ve orta gelir grubundaki 40’tan fazla ülkeden oluşuyor. Afganistan, Bangladeş, Etiyopya, Kenya, Fas, Tunus, Vietnam ve Filipinler grubun oluşumun üyeleri arasında yer alıyor.

COP22 sırasında Türkiye heyetinin yaptığı resmi açıklamalarda “dünyayı Türkiye’nin kirletmediği”nin altı kalın bir kalemle çizildi. Buna rağmen ülke olarak temiz ve yenilenebilir enerji alanlarına yatırımların artırılmak istendiği belirtildi, bunun için uluslararası finans mekanizmalarından kredi sağlanması ve iklim değişikliği alanında oluşturulan fonlara erişim talep edildi.

Türkiye’nin hem tarihsel, hem de güncel emisyon seviyesi, İklim Değişikliğine Kırılgan Ülkeler Forumu üyelerinin her birinden daha yüksek. Geçtiğimiz yıllarda EBRD gibi uluslararası finans kuruluşları üzerinden özellikle yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında önemli miktarda düşük faizli krediye erişim sağlayan ülkemiz, çok taraflı iklim fonlarından en fazla pay alan yedinci ülke olarak da öne çıkıyor [1]

İklim Değişikliğine Kırılgan Ülkeler Forumu üyeleri, ana kirleticiler arasında yer almıyor. İklim değişikliğinden en çok etkilenecek, tarihsel emisyonlardaki katkısı ve finansal imkanları kısıtlı ülkelerden oluşan bu grup, iklim değişikliğiyle mücadelede liderlik iddiasını açıkça ortaya koydu. Donald Trump’ın zaferiyle sonuçlanan ABD Başkanlık seçimlerinin yarattığı belirsizliğin gölgesinde yürüyen Marakeş İklim Zirvesi’ne dünyanın beşten büyük olduğunu hatırlattı; iklim finansmanı için ayrılan kaynakların artırılması, kayıp ve zarar mekanizmaların oluşturulması gibi taleplerini kendi emisyon azaltımı ve iklim değişikliğine uyum çabalarıyla açıkça destekleyeceğini gösterdi.

newcvfbanner

İklim Değişikliğine Kırılgan Ülkeler Forumu’nun açıklaması, hem iklim mücadelesi, hem de iklim müzakereleri için ders alınacak bir girişim. 2020’de İklim Zirvesi’ni düzenleme arzusunu her platformda açıklayan, iklim değişikliği ile mücadele edilmesi noktasında büyük çaba gösterdiğini ifade eden Türkiye’nin de bu iddiasını 2020 öncesinde Ulusal Katkı Beyanı revizyonu, uzun vadeli düşük karbonlu kalkınma planının hazırlanması ve “yerli ve yenilenebilir” değil, “yenilenebilir yerli” kaynaklara dayalı bir enerji geleceği hedefiyle destekleyebilir.

[1]     EDAM İklim Eylem Kâğıtları Serisi 2015/6. Türkiye için Yeşil Enerji Finansmanı Olanakları. http://www.edam.org.tr/tr/File?id=3186

Site Footer

Sliding Sidebar