İklim Müzakerelerinin Çelişkisi: İklim Müzakerelerinde Fosil Yakıt BINGOları*

Özlem Katısöz

COP22’de sivil toplum temsilcilerinin gündeme getirdiği konulardan biri anlaşmanın uygulanmasındaki çıkar çatışmaları. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı ortak geleceğimizi savunduğumuz ve gelişmiş olan olmayan tüm ülkelerin dayanışmasına, birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde çıkar çatışması da nereden çıktı diyenler olabilir.

Bugün Third World Network (3. Dünya Ağı), Asian People’s Movement for Debt and Development (Borçlar ve Kalkınma için Asya Halkları Hareketi), Friends of the Earth ve Corporate Accountability’nin (Uluslar arası Özel Sektör Hesap Verebilirlik Birliği) düzenlediği panelde konuşmacılar, iklim değişikliğine en fazla neden olan sektörlerin, iklim müzakerelerine katılarak süreci gerçek çözümden uzaklaştırmaya çalıştıklarını söyledi. Başta fosil yakıtçılar olmak üzere iş dünyası temsilcileri doğrudan lobi yaparak, özel gözlemci statüsü alıp çalışma grupları oluşturarak, müzakerelere, tartışma belgelerine, hatta tartışmaların kendisine erişim sağlayarak, yan etkinliklerle networking yaparak, BM ajanslarıyla doğrudan bağlantı kurma fırsatları yaratarak uluslararası politika yapma süreçlerini etkiliyorlar. Verilen sayılar oldukça çarpıcı; petrol, gaz ve kömür gibi fosil yakıt sektörlerinin 2014 yılında ABD’de lobi çalışması için harcadıkları kaynak 145 milyon ABD doları civarında.

bingo

İlk anda yüksek gelebilir, ancak karşılığında elde ettikleri miktarı duyunca az bile olduğunu fark edeceksiniz. ABD’de aynı yıl fosil yakıtlara ayrılan kamu teşviki 15 milyar ABD doları.

Panelistlerin belirttiği gibi iş dünyasının yaklaşımı çözüme katkı vermekten çok krizden fırsat yaratmak. COP22 yan etkinliklerine bakınca bu bağlamda ilk gözümüze çarpan “temiz kömür” güzellemeleri.  İki örnek; Karbon Yakalama ve Depolama Birliği (Carbon Capture and Storage Association (CCSA) tarafından organize edilen “Afrika’da Karbon Yakalama ve Depolama Fırsatları”, Küresel Karbon Yakalama ve Depolama Enstitüsü ve Avrupa Sürdürülebilir Enerji İş Konseyi (e5) tarafından organize edilen “Temiz Enerji Dönüşümünü INDC’den eyleme dönüştürmek”. Bu etkinlikleri, kömürü yerin altında bırakmak yerine finansal kaynakları, yenilenebilir enerjideki ve enerji verimliliğindeki fırsatları yok sayarak feasible olmayan karbon yakalama ve depolama teknolojilerine kaydırmak için lobi çalışmaları olarak görmek mümkün.

Panelistler, adil ve gerçek çözüm için uluslararası politika yapma süreçlerinden, süreçlerin dengesini sektör lehine bozan özel sektör katılımının kısıtlanmasına yönelik ilkelerin hayata geçirilmesi gerektiğini özellikle vurguladı. Benzer bir süreç, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) politika yapma süreçlerinden tütün sektörünün çıkarılmasıyla başarılmış. 2003 yılında DSÖ Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi kapsamında Madde 5.3 ile “tütün kontrolü ile ilgili halk sağlığı politikalarının tütün endüstrisinin ticari ve diğer çıkarlarından korunması” garanti altına alınmış.

Bugünden o güne bakıp Dünya Sağlık Örgütü tartışmalarında tütün sektörünün olmasını yadırgıyorsak, iklim müzakerelerinde fosilcilerin varlığını ve etkisini bertaraf etmenin de yollarına bakmalıyız.

*Business NGO

Site Footer

Sliding Sidebar