Marakeş’te Anti-Trump Havası, Bundan Sonra Ne Olacak?

Özgecan Kara, Yeşil Düşünce Derneği

Geçtiğimiz hafta ABD’deki seçimleri iklim değişikliğine inanmayan Donald Trump’ın kazanmasıyla ekoloji camiası biraz paniğe sürüklendi. Sivil toplum ve aktivistlerden ardı ardına bu işin peşini bırakmayacağız, Donald Trump’a yenilmeyeceğiz, bu küresel hareketi artık hiçbir şey durdurumaz mesajları gelmeye başladı. İklim hareketi küresel bir hareket olduğu için Donald Trump etkisini okyanus ötesinden bizler bile hissettik.

Aslında Donald Trump Cumhuriyetçi aday olarak ortaya çıktığı andan itibaren etkisini iklim camiasından hissetmek mümkündü. Donald Trump’ın Başkan seçilme ihtimaline karşı seçimlerinden önce Obama’nın Paris İklim Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için tüm taraflarla görüşmeler yaptığını biliyoruz. Obama yönetiminin öncülüğünde Paris İklim Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için eşik olan küresel emisyonların %55’inden fazlasını oluşturan 55 tarafın onayı alınması sağlandı.

Donald Trump iklim değişikliğinin varlığına inanmıyor ve seçilirse ABD’yi Paris İklim Anlaşması’ndan çıkaracağını vaat etmişti. Paris Anlaşması’nın 3+1 yıl bağlayıcılığı var. Yani Trump’tan önce Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girmiş olması dört sene boyunca ABD’nin çıkmasını engelliyor. Ancak bir de kestime yol var. ABD, UNFCCC’nin tarafı olmaktan çıkabilir, bunun için Konsey onayı gerekiyor ve bir senelik bir çıkış zamanı var. Trump’ın hangi yolu izleyeceğini bilmiyoruz, ama en büyük seçim vaadi Paris Anlaşması’ndan çıkmak (ve Meksika sınırına duvar örüp parasını Meksikalılara ödetmek) olduğu için ben mutlaka gündeme getireceğini düşünüyorum.

Wall Street Journal’dan konuştuğum bir muhabir geçtiğimiz Pazartesi günü Trump’ın geçiş ekibinin America First (Önce Amerika) planı altında Paris İklim Anlaşması’ndan çıkacağınıkendisine teyit ettiğini iletti.

ozg

Öte yandan Obama yönetimi COP22’de resmen anti-Trump çıkarması yapıyor. 14 Kasım Pazartesi günü Obama yönetiminin iklim değişikliği özel elçisi Dr. Jonathan Pershing basının sorularını cevapladı. 16 Kasım Çarşamba günü ise ABD Sekreteri John Kerry, muhtemelen bu sıfatla son defa iklim değişikliği konusunda konuşma yaptı. John Kerry’nin yaptığı konuşma İklim Değişikliğine Giriş – 101 dersi gibiydi ve şüphesi olan herkesi ikna etmek için konuya tüm açılardan yaklaştı: yenilenebilir enerji piyasası, sıcaklık rekorları, iklim değişikliğinin maddi ve manevi etkisi, yerlerinden olan insanlar, güvenlik sorunu, sağlık problemleri, karbon ücretlendirmesi, fosil yakıt teşvikleri… Tüm toplantıları sizin için özet geçtim.

İşte Obama yönetiminin Trump karşıtı ana mesajları:

  1. Halkların inancı
  • Paris’te yaratılan momentum ve küresel iklim hareketinin karşısında hiçbir şey duramaz. Devletlerin liderleri değişebilir ve değişecektir ama eminim ki iklim değişikliğine karşı uzun vadeli, sağlam bir uluslararası gayreti sürdürebiliriz ve sürdüreceğiz. (Pershing)
  • ABD’de iklim değişikliğinin gerçek olduğunu bilen ve de Paris’te verdiğimiz sözleri tutmamıza kararlı ezici çoğunluğu unutmayın. (Kerry)
  1. Piyasa dinamikleri
  • Son on yılda yenilenebilir enerji pazarı altı katına çıktı, geçen sene yenilenebilir enerji yatırımları tüm zamanların en yükseği idi. Yenilenebilir enerjide güneş ve rüzgar büyümeye devam edecek çünkü büyümeyi politikalar değil piyasa belirler. Bu yüzden hangi politikalar güdülürse güdülsün, piyasanın gittiği yön yüzünden gelecekten eminim. (Kerry)
  • Vermont’ta artık yeni kömürlü termik santral açmıyoruz, çünkü kömürlü termik santrallerin ekonomik olarak hiçbir getirisi yok. Kimse kömür almazsa kimse kömürlü termik santral açmaz. Sakin olun, piyasa yenilenebilir enerji ile büyüyor. (Markowitz)
  • Daha önce de söyledim, şimdi de söylüyorum iklim değişikliğini sadece hükümetler durduramaz. Özel sektör en önemli oyuncu (Kerry)
  1. Biz olmasak da olur
  • ABD olmasa bile Çin, AB, Brezilya, Meksika, Kanada… Hepsi ABD anlaşmada olmasa bile ilerlemeye devam edecekler ve de öyle yapmaları gerekir. (Pershing)
  • COP sadece bir araç. (Kerry)
  1. Korkmayın
  • Bu COP başladığından beri ülkemde bir seçim oldu. Ve biliyorum ki buradaki bazılarını ve diğerlerini gelecekten kaygılanmasına neden oldu. Tabii ki bu belirsizliği anlıyorum. Burada durup seçilmiş başkanın izleyeceği politikalar hakkında spekülasyon yapamam ama şunu söyleyeceğim: Kamuda geçirdiğim süre boyunca öğrendiğim bir şey bazı konular makamınıza geçtiğinizde seçim otobüsündekinden farklı görülebilir. (Kerry)
  1. Lütfen yapma
  • Dünyanın her yerindeki, benim ülkem de dahil olmak üzere liderler, bu kritik eşikte ne yönde ilerleyeceğimize dair kararı vermek olanlardan, dünyadaki milyarlarca insan adına rica ediyorum: Benim sözüme inanmayın. Sadece bu COP’un varlığını onay mühürü olarak görmeyin. Gidin kendiniz görün. Geri alınamayacak kararları vermeden önce kendiniz durumu tespit edin. (Kerry)
  • İklim değişikliği partizan bir konu değildir (Kerry)

John Kerry’nin konuşmasının ayakta dakikalarca alkışlandığını belirtmem lazım. Duygular şelale bu taraflarda.

Kerry’nin basın açıklamasından dakikalar önce ABD uzun dönemli azaltım hedefini paylaştı, ve bu hedefi paylaşan ilk taraf oldu. John Kerry basın açıklamasını yaparken diğer basın odasındaiş dünyası temsilcileri “tarihi Paris İklim Anlaşması’nın yürürlüğe girmesine ve de ABD ve dünyanın her yerinde düşük karbonu ekonomiyi hızlandırmaya yönelik güçlü desteklerini” sunuyorlardı. Obama yönetimi iklime ve dünyaya son bir kıyak geçiyor – ya da kendi yarattıkları pazarın yok olmasını engellemeye çalışıyorlar.

Trump ise geçiş planını açıkladı:

Trump yönetimi fosil yakıtların üretimini destekleyecek, federal toprak ve suların kıyı ve açık denizlerin kiralanmasını açacak. Obama tarafında bekletilen milyar dolarlık tüm enerji projelerini yoluna koyacak. Kömüre savaşı bitirecek, Obama yönetimi tarafından çıkarılan tüm kömür karşıtı yönetmelikleri baştan aşağı inceleyecek. İstilacı “Waters of the US” kuralını kaldıracak ve 5 trilyon dolarlık Obama-Clinton İklim Eylem Planı ve Temiz Enerji Planı rafa kaldırarak bu planların Dünyanın iklimine ölçülebilir hiçbir etkisi olmadan aylık Amerikan elektrik faturalarını iki hanelere getirmesinin önüne geçecek.

Anlayacağınız yenilenebilir enerji piyasası karşısında Trump’ın piyasası var. Ve kötü haberler, Trump’ın fosil yakıt piyasası kazanıyor. Evet doğru, yenilenebilirler 2016-2040 yılları arasında dünyanın en hızla büyüyen enerji kaynağı olacaklar. Ama enerji ihtiyacımız da büyüyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın raporuna göre 2040 yılında fosil yakıtlar dünya pazarının %78’ini oluşturacaklar. Petrol, kömür ve doğal gazın her birinin pazar payı, yenilenebilir enerji türlerinin toplam pazar payından daha fazla olmaya devam edecek.

Yani, öncelikle gerçekleri bilelim. Yenilenebilir enerji hala geride, hala fosil yakıt kullanıyoruz, 1.5C sınırında kalmak istiyorsak bir tane bile yeni fosil yakıt yatırımı yapmamamız lazım – ama zaten Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son rakamlarına göre 1.2Cye doğru hızla ilerliyoruz ve 1.5C’de sınırlı kalmak neredeyse imkansız.

Ve Trump kötü. Ve Trump pek çok şeyi engelleyebilir.

Ama aslına bakarsanız bunların hiç önemi yok. Bu COP22’nin de hiçbir önemi yok. Paris İklim Anlaşması’nın da bir önemi yok. Çünkü zaten işimiz hiçbir zaman liderlere veya iş dünyasına kalmamıştı. Çünkü zaten hiçbir zaman bu COP’lara ve piyasa mekanizmalarına ve CEO’ların ve yatırımcıların kararlarına bel bağlamamıştık – bel bağlamamalıydık. Çünkü bunlar sadece bir araç.

Trump da bir araç. Madem öyle Obama ile biraz yaymış küresel iklim hareketini toparlayacak bir araç niye olmasın? Belki Trump karşısında birbirimizin sırtını sıvazlamayı bırakır, biraz endişelenmeye başlarsak harekete geçebiliriz. Çünkü işimiz sadece piyasaya kaldıysa, o iş biraz zaman alacak – ve zamanımız kalmadı.

Site Footer

Sliding Sidebar