İklim Adaleti için Savaş! Kömürden Kurtul!

Özgül Erdemli Mutlu

6-17 Kasım 2017 tarihinde Bonn’da gerçekleşen UNFCCC (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği ile Mücadele Çerçeve Sözleşmesi)’nin 23. Taraflar Toplantısı (COP23) öncesi binlerce aktivist Bonn’da eylem yaptı. Dünyanın her yerinden gelen aktivistlerin bir kısmı STK’larıyla organize şekilde eylem yaparken, bir kısmı ise bireysel gösteriler yaptılar. Bir kısım katılımcı ise renkli yürüyüşe kırmızı giyerek katılarak binlerce eylemcinin yanında olduğunu gösterdi. Çoğunluğun kırmızı giyinmesi veya kırmızı bir şey taşımasının sebebi, kömüre karşı kırmızı çizgilerimiz olduğunu göstermek ve kömüre hep birlikte geçit vermeyeceğimizi, dur dediğimizi göstermekti.
Sivil grupların düzenlediği eylemlerin müzakereler başlamadan yapılmasının en önemli sebebi, BM İklim Zirvesi öncesi karar alıcılara halkın onları takip ettiğini göstermek, taleplerini somut bir şekilde duyurmak ve müzakereleri toplum yararına etkilemek. Bu sene Bonn’da da resmi heyetler BM salonlarında ve koridorlarında bugünü ve geleceğimizi etkileyen kararlar alacaklar. İşte aktivistler, Bonn’daki renkli yürüyüş ile iklim adaleti için kömüre son verin çağrısı yaptılar. Bonn’daki iklim y ürüyüşüne katılan binlerce kişiden birisi olarak, 4 saat boyunca dünyanın her yerinden gelen eylemcilerle birlikte şu sloganları attık: “İklimi Değil Sistemi Değiştirin!” “Kömürsüz Avrupa Mümkün!” “Kömürden Kurtul – Kömüre Son Ver!” “İklim Adaleti için Gezegen için!” “İklim Suçlarına Son!”

Yürüyüşe katılan uluslararası grupların çağrıları hem tüm UNFCCC delegelerin, hem de kendi başkentlerine yönelikti. Karar alıcılarına “iklim adaleti ile mücadele için kömüre son vermek zorundasınız” mesajı vermeye ve iki hafta sürecek COP23 ötesinde iklim değişikliği mücadelesinde ciddi ve somut adımlar atmalarını sağlamaya çalıştılar.

Yürüyüşün ev sahipliğini yapan ve organizasyonun yükünü çeken Alman grupların Angela Merkel’e ve Berlin’e mesajları ise çarpıcıydı. Bonn’da COP23 düzenlenirken, sadece 50 km uzaklıkta Avrupa’nın en büyük emisyon kaynağı olan açık kömür işletmesinin kapatılmamış olmasının kabul edilemeyeceğini anlatan sloganlar attılar. Almanya’nın yenilebilir enerji ve iklim değişikliği ile mücadeledeki öncülük etmek istiyorsa kömürü bırakması gerektiğini anlatan çok sayıda pankart vardı.

2012’de New York’taki büyük iklim eyleminden itibaren iklim adaleti konusunun eylemlerde zamanla daha merkeze geldiğini görmek sevindirici. Elbette iklim değişikliği sorunu çok boyutlu ve çok taraflı bir mesele. İklim mücadelesi, zaman zaman ülkemizde gördüğümüz gibi enerji meselesine indirgenemeyecek kadar katmanlı ve kapsamlı. Enerji meselesi ötesinde, iklim değişikliğine bir çevre hakkı ekseninde yaklaşmak önemli. Çevre hakkı çerçevesinden baktığımızda en basit haliyle, iklim meselesinin adalet boyutunun öncelikli olduğunu söylemek gerek. Bonn’daki yürüyüşte binlerce kişinin iklim adaleti üst başlığında birleşmesi ve bunun kömürle yakın ilişkisine dikkat çekmesi bu açıdan önemliydi.

İklim mücadelesinin öncülerinden olsalar da çevre örgütlerinin ötesinde, iklim adaleti hareketinin içinde çevre dışı örgütlerin olmasının önemi büyük. Kadın kuruluşları, gençlik örgütleri, hak temelli STK’lar, çiftçi örgütleri gibi çevre dışı STK’ların “iklim adaleti” şemsiyesi altında birleşip, “kömürden kurtulma” çağrısı yapması hayli etkileyiciydi. Yürüyüşün sonlarına doğru çok yorulduğum için, “acaba 5 dakika kahve molası versem mi?” diye düşünürken, bir engelli teyzenin hemen yanı sıra bebek arabasını iterken slogan atan genç anneyi ve onun yanındaki coşkulu genç aktivisti görünce, gezegeni ve geleceği kurtaracak resim budur diyerek aşırı umutlandım.

Site Footer

Sliding Sidebar