COP23’de ilk iki gün nasıl geçti? – Önemli Başlıklar

Cem İskender Aydın

İklim Postası’nı takip edenler iyi hatırlayacaktır, geçen sene Marakeş’te ilk gün bizim için oldukça hareketli geçmişti. Baş müzakerecimiz Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar Türkiye’nin özel durumu nedeniyle iklim finansmanına ve teknoloji transferi mekanizmalarına erişimini sağlayacak bir COP kararı talep etmesi sonucu oturuma ara vermeye neden olan kısa süreli tartışmayı unutmak mümkün değil.

Bu sene ise, geçen seneye nazaran, en azından Türkiye için ilk gün daha sakin geçti demek yanlış olmaz. Sayın Birpınar, geçen sene olduğu gibi, yine finans ve teknoloji transferi ile ilgili bir COP kararı talep ettiğimizi bildirdi. Fakat bu sene, Fiji Başkanlığı bu konuya bir çözüm bulmak için Almanya İklim Baş Müzakerecisi Jochen Flasbarth’ı arabulucu olarak görevlendirdi. Önümüzdeki günlerde Türkiye’nin durumu ile ilgili olumlu bir karar çıkacak mı, göreceğiz. Şu anda geçen seneye göre bu konuda daha çok umutlu olduğumuzu söylemek yanlış olmaz.

Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, Türkiye’nin COP kararı talebini iletirken

Bunun dışında müzakereler sırasında meydana gelen bazı diğer önemli başlıklar ise şöyle:

Birinci gün açılış seremonisine (bence) Fiji’nin yaptığı ve Qaloqalovi olarak bilinen geleneksel tören damga vurdu. Her ne kadar Bonn’da gerçekleşse de, aslında bunun bir Pasifik COP’u olduğunu hatırlatmak için önemliydi.

 

 

 

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Petteri Taalas rekor kıran küresel sıcaklıklar, karbondioksit konsantrasyonları ve deniz sıcaklıkları ile birlikte artan okyanus asitleşmesi ile daha şiddetli kasırga, muson ve kurak mevsimler bildirdi

Almanya Çevre Bakanı Barbara Hendricks, Almanya’nın 2017’de Adaptasyon Fonu’na 50 Milyon Euro daha katkı yapacağını açıkladı. Genelde üzerinde pek konuşulmayan Adaptasyon Fonu için (her ne kadar Almanya ölçeğinde bir ülke için bence oldukça küçük olsa da) böyle bir katkının dile getirilmesi sembolik öneme sahip.

ALBA (Bolivarian Alliance For The Peoples Of Our America) grubu adına konuşan Dominik Cumhuriyeti’nin açıklaması ise odadaki fili işaret etmesi açısından önemliydi. İklim değişikliği ile mücadele için şimdiye kadar taahhüt edilen katkıların yetersiz olduğunu belirten Dominik Cumhuriyeti, bir de bu şartlar altında EK-1 üyesi bir ülkenin anlaşmadan çıkmış olmasını talihsizlik olarak niteledi ve üstü kapalı olarak ABD’nin anlaşmadan çekilmesini eleştirdi.

Biraz da buna cevaben, ABD, her ne kadar Paris Anlaşma’sından çekilmiş olsalar da, özellikle de Anlaşma’nın uygulanmasına dair ana hatların ve ilkelerin oluşturulması konusunda müzakere süreçlerine aktif katılım yürüteceklerini açıkladı.

…ve Suriye de Paris Anlaşması’nı imzalıyor

Geçen iki günde, Bonn’daki müzakereler sırasında gerçekleşen en önemli gelişmelerden biri şüphesiz Suriye’nin Paris Anlaşması’nı imzalayacağını duyurması oldu. 23 Ekim’de anlaşmayı onaylayan Nikaragua’nın ardından Suriye’nin de taraf olacağını açıklaması ile anlaşmayı açıkça reddeden tek ülke olarak ABD kaldı. Bu açıdan bakıldığında, Suriye’nin bu açıklaması oldukça sembolik bir öneme sahip. Özellikle de ülkenin yıllardır içinde bulunduğu iç savaşı düşününce ve bu iç savaşa neden olan faktörler arasında iklim değişikliğinin de olduğunu iddia eden bazı çalışmalar varken bu karar daha da önem kazanıyor.

Aslında, daha önce de çokça dile getirildiği üzere, ABD resmen Paris Anlaşması’nın onaylamış bir ülke ve anlaşmadan resmen ayrılması için 4 Kasım 2020’ye kadar beklemesi gerekiyor. Ama yine daha önce sıkça dile getirildiği üzere, anlaşmaya uymamanın ve anlaşmaya ilişkin taahhütleri uygulamamanın herhangi bir yaptırımı olmadığı için, ABD’nin fiilen anlaşmadan çıkmasına dair de yapılabilecek pek bir şey yok.

Bu noktada hatırlanması gereken önemli noktalardan biri ise, anlaşmayı imzalamak ile resmen onaylamak arasında önemli bir fark olduğu. Şu ana kadar 197 taraf ülkenin sadece 169 tanesi anlaşmayı resmen onaylamış durumda. Anlaşmayı henüz onaylamayan 28 ülke arasında ise Rusya ve İran ile birlikte Türkiye de var.

Paris Anlaşmasını onaylayan ülkeler

Uzun yıllardır süren iç savaş nedeniyle şimdiye kadar BMİDÇS sekretaryasına herhangi bir katkı niyeti iletmeyen Suriye’nin en kısa zamanda katkı taahhüdünü ve sera gazı azaltım hedeflerini ileteceği belirtiliyor.

Günün fosili ödülleri: Avustralya bu seneyi de boş geçmedi

Uluslararası İklim Eylem Ağı (CAN international) tarafından her COP sırasında en iyi “kötü”ye verilen günün fosili ödüllerinde Bonn’daki müzakerelerin ilk iki günü şu şekilde geçti:

Müzakerelerin ilk gününde, bir fosil ödülü vermek yerine, CAN üyeleri bir “Günün Işığı” ödülü vermeyi tercih ettiler. CAN, ABD Başkanı Donald Trump’a gönderme yaparak “Önü alınamaz bir Twitter bağımlılığına sahip hepimizin bildiği Belli Birisi’ne rağmen hâlâ ‘biz bu işin hâlâ içindeyiz ve dünyamızın herkes için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha yüksek refaha sahip bir yer olması için çalışacağız’ diyen herkese” günün ışığı ödülünü layık gördü. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye de ödülün sahiplerinden biri olarak görülebilir. Geçen sene Marakeş’te ilk günün fosili ödülüne layık görülen ülkemiz için oldukça iyi bir gelişme. Umuyoruz ki bu şekilde devam ederiz.

İkinci gün ise, ilk günün acısını çıkarırcasına, CAN üyeleri iki ayrı ülkeye günün fosili ödülünü layık gördü.

İlk olarak Avustralya’ya Adani kömür madenine onay verdiği için ve bu nedenle Pasifik’teki kırılgan komşularını tehlikeye atan kötü bir komşu olduğu için Pasifik COP”u olarak adlandırılan bu toplantıda günün birinci fosili verildi. Özellikle de Adani’deki kömür madeninin Pasifik’teki 14 ayrı ada ülkesinin toplam emisyonlarından daha fazla sera gazı salacağını ve “Büyük Bariyer Resifi’ni yok edeceğini düşününce, ödül daha da önem kazanıyor. Geçtiğimiz seneler de sıklıkla bu ödülü alan Avustralya, böylece bu seneyi de boş geçmemiş oldu.

Günün ikinci fosil ödülü ise kömürden aşamalı olarak çıkmak yerine, tam tersi bir şekilde kömürü ısrarla desteklemeye devam eden Polonya’nın oldu. Gelecek seneki COP’a ev sahipliği yapacak Polonya, bu sorumluluğuna ters bir şekilde fosil yakıt desteklerini devam ettirdiği için günün fosili ödülüne layık görüldü.

Site Footer

Sliding Sidebar