Mega projelerin iklim değişikliğine uyumundan bahsetmek “paradoks” yahut “yeşil badana” mı?

Arif Cem Gündoğan

COP23’te Türkiye pavilyonunda 9 Kasım’da gerçekleştirilen  bir yan etkinlikte İstanbul 3. Havalimanı inşaatını gerçekleştiren ve işletmesini üstlenen İGA’nın havalimanının çevresel etkilerini azaltmak ve iklim değişikliğine uyumu konularında gerçekleştirdiği sunumlar STK temsilcileri tarafından tepki ve yanıtsız bırakılan sorular ile karşılandı.

Şekil 1. Havalimanı inşaatı uydu görüntüleri (RASAT uydusu, 2017)

“İklim değişikliği, uyum, azaltım ve havacılık sektöründe sürdürülebilir uygulamalar” adlı panelde gerçekleştirilen sunumlar sonrasında katılımcılar havalimanı inşaatının yarattığı/yaratacağı çevresel ve sosyal tahribatın farklı boyutlarına dikkat çekerek tepkilerini ortaya koydular (3. Havalimanına dair Kuzey Ormanları Tarafından hazırlanmış çalışmaya şuradan ulaşabilirsiniz). Kuzey ormanlarının ve su kaynaklarının geri dönüşsüz tahribatının dikilecek ağaçlarla giderilmesinin mümkün olmadığını belirten STK temsilcileri aynı zamanda havacılık sektörünün bu hızla büyümesinin iklim değişikliği açısından yaratacağı tehditleri gündeme getirerek kümülatif salımlar dikkate alındığında havalimanlarının “yeşil” olmasının veya havalimanı operasyonlarına dair seragazı salımlarının “ofset” mekanizmaları ile nötrlenmeye çalışılmasının “yeşil badanadan” ibaret imaj çalışmaları olduğunu ifade ettiler. Bilimsel çalışmalar iklim değişikliği ile mücadele bağlamında ağaçlandırma ve ofset gibi tedbirlerin çok sınırlı etkileri olduğunu ve seragazı salımlarında mutlak azaltım sağlanmadan Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılmasının imkansız olduğunu vurgulamakta

Site Footer

Sliding Sidebar